2 Ocak 2009 Cuma
stratejik düşünme kulübü'nün 6 0cak 2009 salı günü istanbul ticaret üniversitesi eminönü yerleşkesi'nde 14.00 - 16.00 arası gerçekleştireceği konferans. katılımcılar: oturum başkanı defne sarısoy - ntv haber spikeri konuşmacılar doç.dr.şükran şıpka - istanbul ticaret üniversitesi hukuk fakültesi öğretim üyesi doç.dr.ahmet ulvi türkbağ - galatasaray üniversitesi hukuk fakültesi öğretim üyesi dr.leyla pervizat - kadın hakları savunucusu av.canan arın - mor çatı kadın sığınağı vakfı kurucusu av.hülya gülbahar - ka-der yönetim kurulu başkanı
kitap ayracı
erkek demokrasiden gerçek demokrasiye,
hülya gülbahar,
mor çatı
26 Aralık 2008 Cuma
28 aralık 2008 pazar günü barış manço kültür merkezi'nde saat 18ç00'de ruhi su'yu anma gecesi var.
kitap ayracı
barış manço kültür merkezi,
ruhi su
18 Aralık 2008 Perşembe
20 aralık 2008 saat 13.00'te kadıköy'de ''anti-emperyalist bağımsızlık yürüyüşü'' var. (particilik anlayışına gidilmeyecek olsa da, düzenleyen emep -emek partisi-'in gençlik örgütlenmesi.)
**
21 aralık 2008 saat 14.00'te -nerede olduğunu da ekleyebileceğim umarım- hayat tv'nin 1. yılı kutlanacakmış.
**
18 aralık 2008 perşembe livane pub'da feryal öney var. ayrıca her çarşamba ve cuma marsis'i izleyebilmek de mümkün.
**
19 aralık 2008 cuma retired virgin grubu istanbul'daki ilk konserlerini taksim pulp'da verecek.
**
21 aralık 2008 saat 14.00'te -nerede olduğunu da ekleyebileceğim umarım- hayat tv'nin 1. yılı kutlanacakmış.
**
18 aralık 2008 perşembe livane pub'da feryal öney var. ayrıca her çarşamba ve cuma marsis'i izleyebilmek de mümkün.
**
19 aralık 2008 cuma retired virgin grubu istanbul'daki ilk konserlerini taksim pulp'da verecek.
kitap ayracı
eylem,
feryal öney,
konser,
marsis,
retired virgin,
tam bağımsızlık
21 Ekim 2008 Salı
10 Ekim 2008 Cuma
11 - 21 ekim tarihleri arasında caddebostan kültür merkezi'nde türk fotoğrafının 50. yılı sergisi var.
kitap ayracı
fotoğraf,
fotoğraf sergisi
7 Ekim 2008 Salı
aşk mektubu.
ne diyebilirim, bilmiyorum yaptığın değişime.
bakma şuanda yaşadığıma.. ölüydüm o zamanlar.
yine de yakınmıyordum bundan
bir taş gibi boyun eğmiştim yazgıma.
şu kadarcık anlayış göstermedin bana -hayır-
izin bile vermedin, küçük, saydam gözümü gökyüzüne dikip
(umutsuzca tabii) maviliği ya da yıldızları kavramama.
böyle olmadı. uyuyordum beyaz boşluğunda
kışın, siyah kayalar arasında siyah bir kaya gibi
gizlenmiş bir yılandan farksız
komşularım gibi, hiç mi hiç zevk almadan
volkanik yanakları eritecek her ani aydınlatan
kusursuzca yontulmuş milyonlarca yanaktan
gözyaşlarına vurdumduymaz yaratıklara ağlayan meleklere dönüştü hepsi.
bu beni kandırmadı ama. o gözyaşları dondu.
buzdan yapılma bir siperliği vardır her ölü kafanın.
ve uyudum kıvrılmış bir parmak gibi
saydam havaydı gördüğüm ilk şey
ve ruhlar kadar duru bir çiyde oluşan
bizi dizi damla. yoğun ve ifadesiz
bir dolu taş vardı ortalıkta
bilmiyordum bunları ne yapacağımı
parıldadım mika kabuğumla ve açıldım sonra
dökmek için bir sıvı gibi kendimi
bitki köklerine ve kuşların ayaklarına
yanılmamıştım. seni tanıdım o anda.
parıldadı ağaç ve taş. gölgesiz.
cam gibi saydamlaştı parmak boyum
tomurcuklanmaya başladım bir mart tohumu gibi
bir kol bir ayak bir kol bir ayak.
böyle yükseldim taşlardan bulutlara
bir tür tanrı gibiyim artık
bir buz tabakası kadar saf
süzülüyorum havada
kendi ruhsal değişimimle.
bir armağan bu.
bakma şuanda yaşadığıma.. ölüydüm o zamanlar.
yine de yakınmıyordum bundan
bir taş gibi boyun eğmiştim yazgıma.
şu kadarcık anlayış göstermedin bana -hayır-
izin bile vermedin, küçük, saydam gözümü gökyüzüne dikip
(umutsuzca tabii) maviliği ya da yıldızları kavramama.
böyle olmadı. uyuyordum beyaz boşluğunda
kışın, siyah kayalar arasında siyah bir kaya gibi
gizlenmiş bir yılandan farksız
komşularım gibi, hiç mi hiç zevk almadan
volkanik yanakları eritecek her ani aydınlatan
kusursuzca yontulmuş milyonlarca yanaktan
gözyaşlarına vurdumduymaz yaratıklara ağlayan meleklere dönüştü hepsi.
bu beni kandırmadı ama. o gözyaşları dondu.
buzdan yapılma bir siperliği vardır her ölü kafanın.
ve uyudum kıvrılmış bir parmak gibi
saydam havaydı gördüğüm ilk şey
ve ruhlar kadar duru bir çiyde oluşan
bizi dizi damla. yoğun ve ifadesiz
bir dolu taş vardı ortalıkta
bilmiyordum bunları ne yapacağımı
parıldadım mika kabuğumla ve açıldım sonra
dökmek için bir sıvı gibi kendimi
bitki köklerine ve kuşların ayaklarına
yanılmamıştım. seni tanıdım o anda.
parıldadı ağaç ve taş. gölgesiz.
cam gibi saydamlaştı parmak boyum
tomurcuklanmaya başladım bir mart tohumu gibi
bir kol bir ayak bir kol bir ayak.
böyle yükseldim taşlardan bulutlara
bir tür tanrı gibiyim artık
bir buz tabakası kadar saf
süzülüyorum havada
kendi ruhsal değişimimle.
bir armağan bu.
kitap ayracı
suyu geçiş,
sylvia plath
29 Eylül 2008 Pazartesi
ser-gi.
17.7.08 - 30.10.08 tarihleri arasında santralistanbul'da martin parr'ın assorted cocktail isimli fotoğraf sergisi mevcut.
**
yine santralistanbul'da bir enerji müzesi mevcut.
**
santralistanbul'da 10.10.08 günü che guevara ile ilgili bir sergi olacak.
**
istanbul modern sanat'ta insan halleri isimli bir fotoğraf sergisi başladı.
**
yine santralistanbul'da bir enerji müzesi mevcut.
**
santralistanbul'da 10.10.08 günü che guevara ile ilgili bir sergi olacak.
**
istanbul modern sanat'ta insan halleri isimli bir fotoğraf sergisi başladı.
kitap ayracı
fotoğraf,
fotoğraf sergisi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)